Atletizm- İlkler unutulmaz.

Ter vücudun sevinç gözyaşlarıdır.”-Anonim

Bugün bir sürü şeyi ilk kez yaptım. İlk kez atletizm salonunda koştum, İlk kez 200 metre koştum, ilk kez 4×200 bayrak yarışına katıldım. Hem de öyle böyle değil, bütün uluslararası kuralları doğru uygulayarak. Başka kulvara değmemek, doğru start almak, çizgiyi geçmemek şeklinde kurallar uzayıp gidiyor. Aman kurallar derken, depar atayım diye düşünmek bir hayli zorlayıcı oluyormuş. 200 metrede kendi serimde 2. oldum, genel sıralamada 19. (41 sn) ve bu da bana yetti çünkü hayatımda ilk kez kısa mesafe koştum, müthiş bir güç patlaması gerektiriyor, iyi çıkış yaptığıma da inanıyorum, tek pişmanlığım yanımda getirdiğim daha hafif Columbia ayakkabılarımı giymemiş olmak..

Bayrak yarışında ayakkabı değiştirdim ve performansı çok etkilediğini o zaman anladım. Süre kötü gibi görünse de pistin yokuşlu olduğunu söylemem gerek, bu da süreyi etkiledi. Zaten daha pisti görür görmez ‘ama uluslararası yarışlarda böyle değil’ diye sitem ettim. Takım olarak gerçekten amatördük. Arkamızda bir antrenör yoktu, hepimiz ofis çalışanlarıyız. Yoksa bazı şirketlerden maaş alan profesyonel milli atletlerle koşmak ne haddimize :)) Yarış gerçekten şirketlerin kadrolarındaki profesyonel atletlere karşılık, gerçekten amatör olan bizler arasında geçti, böyle olunca da dereceden bahsetmek komik… Buna rağmen Kadınlar 4×200 bayrak takımımız birlikte idman bile yapmamışken 5. oldu,bayrağı  düşürmedik ayrıca 2000 metrede ve gülle atmada birinciliklerimiz var…

Elvan Abeylegesse ile de tanıştım, minnacık bir kadından bu güç nasıl çıkıyor, inanılmaz..

Neyse sonuçta anladım ki kısa mesafe koşmak çok keyifli ve farklı bir konsantrasyon gerektiriyor. 10 k koştuğumda kaslarım beni bu kadar üzmüyordu, ama böyle bir adrenalin patlaması da yaşamamıştım, herşeye değdi, biraz mazoşistmiyim acaba :))

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Captcha Güvenlik Kontrolü *